Çoklu (Sanal) KİMLİKLER ve Yaratıcılık ile İLİŞKİLERİ

Çoklu kimliklerin yaratılması yeni bir şey değil; aslında edebiyatta görülen “takma isimler” kadar gerilere uzanan tarihsel bir olgu. Alternatif kimliklerin tarih boyunca çoğunlukla siyasi kaygılar ve cinsiyete yönelik önyargılar nedeniyle gizlenme amacıyla yaratıldığı öne sürülebilir. Ancak, bu meselelerle ilişkisi olmayan başka etkenlerin de bulunduğu yolunda epey kanıt bulunmaktadır; özellikle de Lewis Carroll/Charles Dodgson ya da Mark Twain/Samuel Langhorne Clemens gibi yazarların durumunda izlendiği gibi. Çoklu kimliklerin yaratılmasıyla ilgili vakalardan en çarpıcısı yirminci yüzyılın ilk yarısında Portekizli şair Fernando Pessoa’nun girişimi olsa gerek. Pessoa’nın alternatif kimlikleri sadece takma adlardan ibaret olmayıp tamamen farklı kişilikler halini alarak yaratıcılarının sanatsal gücünü ve maharetini ilerletmek için faydalanılan “heteronimler”e dönüşmüşlerdi.

Bu konu, böyle bir tarihi uygulamaya dayanmakla birlikte bunu günümüze, yani elektronik/telematik bir alana taşır. Bu bağlamda, çoklu yaratıcı benlikler sadece edebiyat üretiminden sıyrıldıklarında online sanal kişilikler olarak bileşik görsel/anlatısal ya da “görsel olarak canlandırılan” kimliklere dönüşebilirler. Bu durum özellikle de üç boyutlu şekil alan avatarlar için geçerlidir; avatarların tek bir birey tarafından oluşturulan birden fazla hesap vasıtasıyla yaratıcı amaçlar doğrultusunda kullanılan araçlar olduğu düşünülebilir.

Sanat/tasarım projenizin ya da tezinizin belkemiğini bu konunun oluşturmasını isterseniz, kendi yaratıcı faaliyetleri kapsamında bu konuyla ilgilenen öğretim üyemiz Elif Ayiter'dir.

 
© 2017 Sabancı Üniversitesi